İnancımızda, gerçekleşmesini çok istediğimiz bir dilek kabul olduğunda, uzun süren bir hastalık atlatıldığında veya büyük bir tehlikeden sağ salim kurtulunduğunda Allah’a şükrümüzü sunmak amacıyla “adak” adanır. Bu adaklardan en yaygın ve manevi hissiyatı en yüksek olanlardan biri de halka ücretsiz olarak tatlı ikram etmeyi sağlayan adak lokması döktürmektir. Adak lokmasının asıl amacı, ihtiyaç sahiplerine, yoldan geçenlere ve halka karşılıksız bir ikramda bulunarak çok sayıda insanın saf ve içten hayır duasını almaktır.
Bu noktada vatandaşlarımızın en çok merak ettiği ve bize sıkça sorduğu soru şudur: “Lokmayı döktüren adak sahibi bu lokmadan yiyebilir mi?” Bu sorunun cevabı İslam fıkhında oldukça net çizgilerle belirtilmiştir. Adak olarak dağıtılan yiyecek veya etlerden adak sahibinin bizzat kendisinin ve usul/füru olarak adlandırılan bakmakla yükümlü olduğu kişilerin (annesi, babası, dedesi, eşi, çocukları ve torunları) yemesi dini açıdan uygun görülmez.
Eğer adak sahibi bilmeyerek bu lokmadan yerse, yediği miktar kadarının bedelini fakirlere sadaka olarak vermelidir. Bu nedenle niyetin tam olarak yerine ulaşması için dökülen lokmanın tamamı halka ve misafirlere dağıtılmalıdır.

